Buradasınız: Anasayfa » KPSS » Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları

Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları


Bu bölümde öğrenmemiz gereken en önemli şey; paragrafta anlatılmak istenen düşünceyle paragrafın anlatım biçimi arasında sıkı bir ilişki olduğudur. Paragrafta kullanılan anlatım tekniğini bilirsek, paragraftaki en önemli bölümleri tespit edebilir ve ana düşünceyi daha kolay bulabiliriz.

Anlatım Biçimleri:
Bir düşünceyi aktarırken, izlenen tarza anlatım biçimi denir. Başlıca anlatım biçimleri şunlardır:
1.  Açıklama:
Paragrafın genelinde bize bir şeyler öğretilmeye çalışılıyor, bilgi veriliyorsa söz konusu paragrafın anlatım biçimi “Açıklama”dır. Ağır olmayan anlaşılır bir dil kullanılır. Tanımlama cümleleri sıkça kullanılır.
ÖRNEK:
Edebiyatımızdaki en güzel romanlardan biri de, Çalıkuşu’dur. Romanın yazarı Reşat Nuri Güntekin’dir. Bu romandaki olaylar, romanın asıl kahramanı olan Feride etrafında gerçekleşir. Feride’nin, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaparken başından geçen olaylar roman boyunca anlatılır. Roman, çok okunduğu için bu güne kadar birçok baskısı yapılmıştır.

2. Betimleme:
Bir varlığın ayırt edici özelliklerinin belirtilerek, söz konusu varlığın tanıtılmasına betimleme denir. Betimlemeyi, sözle resim çizme sanatı olarak da tanımlayabiliriz. Varlığın ya da durumun özellikleri sayılır-ken tanıtılan şey zihnimizde canlanır.
ÖRNEK:
On beş yaşlarında bir köy çocuğuydu. Boyu, hepimizin boyundan daha uzundu. Alnına düşen sap-sarı saçları dümdüz kesilmişti. Her an mutluluk sa-çan renkli gözleri de saçlarıyla uyum oluşturuyordu. Çok sıkılgan bir hali vardı. Boyası gitmiş, siyah renkli, çivili, sağlam kunduralar giymişti.

3. Öyküleme:
Anlatılmak istenen bir olay içinde verilir. Yaşanan bir olay ve olayı yaşayan kahramanlar, olayın yaşandığı zaman ve yer mutlaka vardır. Bir olay kurgulanarak mesaj verilmeye çalışılır.
ÖRNEK:
Savaş yıllarıydı. Annem, bir sabah ekmeğin üstüne belli belirsiz tereyağı sürmüştü. Ben her zaman bol tereyağı sürülmüş ekmekler yemiştim; ama her halde savaş yıllarının getirdiği kıtlığın bir sonucu olacak 0 günkü tereyağından duyduğum sevinci başka hiçbir şeyde duymamıştım.

4. Tartışma:
Bir düşünceyi reddedip, onun yerine başka bir düşünceyi kabul ettirmek için başvurulan anlatım biçimidir.Genellikle paragrafın başında karşı görüş ortaya konur daha sonra yazar kendi düşüncesini söyleyip karşı görüşü çürütmeye çalışır.
ÖRNEK:
İnsanlar genellikle geceleri sabaha kadar bir şey-lerle uğraşıp, gündüzlerini uyumakla geçiriyorlar; oysa ki çalışmak için en uygun vakit gündüzdür. Bugün ise bunun tersi bir durum yaşandığı için in-sanlar çoğu zaman harcadıkları çabanın karşılığını alamamaktadır. Ne zaman gündüz çalışmayı öğre-nirsek, o zaman çabalarımızın karşılığını alabiliriz.

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Paragrafta ortaya konulan düşünceyi okuyucuya aktarabilmek için kullanılan yöntemlere düşünceyi geliştirme yolları denir. Bir düşünce bir çok yoldan ortaya konabilir. Başlıca düşünceyi geliştirme yolları şunlardır:

1. Tanımlama:
Bir nesnenin yada kavramın en belirgin özellikleriyle tanıtılmasıdır. Tanım; “… nedir?” sorusuna verilen cevaptır. Tanım, genellikle paragrafın girişinde yapılır.
ÖRNEK:
Sanatçı, dünyayı başkalarından farklı görebilen kişidir. Onun bakış açısıyla, başka insanların bakış açısı farklıdır. 0, her şeyden bir anlam çıkarmayı bilir. Çıkarttığı bu anlamı da esere dönüştürebilen kişidir sanatçı.

2. Karşılaştırma:
İki varlık, durum yada kavramın benzer veya farklı özellikleriyle kıyaslanmasıdır.
ÖRNEK:
Ertepınar’ın şiirleri, hayatına ve kişiliğine bağlı olmakla birlikte, bencillikten uzaktır. Bu bakımdan Ziya Osman Saba ile Ertepınar’ın ortak yanları vardır. İkisi de hemen hemen ortak temaları işlemiştir. Dili kullanma açısından Ziya Osman Saba’nın başarılı olduğu söylenebilir.

3.  Tanık Gösterme:
Anlatılan düşünceyi inandırıcı hale getirmek için sözü edilen alanda uzman birinin görüşlerine yer vermektir.
ÖRNEK:
Malerme’nin sözü doğrudur: “Şiir duygulardan değil, kelimelerden doğar.” Ama seçtiğimiz kelimelere şair, kendinden ötede, gündelik yaşantılarından, saplantılarında kopmuş, boşlukta bir dünyayı değil; katıldığı, çekim alanı içinde bulunduğu şeyleri koyacaktır.

4.  Örnekleme:
Soyut olan bir düşünceye, görünürlük, somutluk kazandırmak amacıyla konuya uygun örnek ya da örneklerin verildiği düşünceyi geliştirme biçimidir.
ÖRNEK:
Birlikte çalıştığımız arkadaşların her birinin garip ve ayırıcı özellikleri vardır. Sekreterimiz telefonla konuşurken bir yandan da makyajının bozulup bozulmadığını kontrol eder. Personel şefimiz, evden çıkarken çöpe atmak için eline aldığı çöp poşetini çöpe atmayı unuttuğu için o poşetle gelir. Çaycımız da izlediği filmin etkisinden kurtulamadığı için kendini o filmin başrol oyuncusu zannedip gün oyunca onun hareketlerini yapar.

5. Benzetme:
Bir durumu ya da bir düşünceyi anlatırken söze güç kazandırmak amacıyla zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir.
ÖRNEK:
Bir mühendisin eğitim programı yazması, öğretmenlik üzerine fikir bildirmesi doğru değildir. Bunun gibi bizim toplumumuzda yetişmemiş, toplumumuzun sorunlarını bilmeyen kişilerin sorunlarımıza çö-züm üretmesi düşünülemez.

6.  Sayısal Verilerden Yararlanma:
Savunulan düşünceyi desteklemek için sayısal verilerden yararlanma metodunda, istatistiklerden vb. verilerden faydalanma yoluna gidilir.
ÖRNEK:
Eğitimdeki en önemli sorunlarımızdan biri; ara in-san, teknik eleman ihtiyacını tespit edemememiz ve yeterli sayıda yetiştiremememizdir. Sanayileşme, kalkınma, ara insanın, teknik elemanların o-muzlarında yükselir. Yani 5 bin doktorun 30-35 bin yardımcı personele ihtiyacı vardır. Fakat ne yazık ki, 5 bin doktora 4 bin hemşire düşmektedir.


Bir Cevap Yazın

© 2012 OnlineHocam

Yukarı kaydır